YENİLİKLERDEN HABERDAR OLUN :

  • Twitter
  • Facebook

Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun


  • 07.10.2009

    Öncelikle gençlerimiz olmak üzere,tüm ulusumuzun Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun..

     

    86 yıl önce Cumhuriyeti kurabilmek gücünü, yeteneğini, başarısını, bilincini gösterebilen Türk ulusu aydınları ile halkıyla, sivil ve askeriyle istiklaline ve özgürlüğüne kavuşmuştur. 29 Ekim bu başarının kutlamasıdır. Mustafa Kemal önce ülkeyi düşmandan kurtarmış, sonra cumhuriyeti kurmuştur. Daha sonra başta eğitim olmak üzere, kültür, sanat, sağlık, adalet, ekonomi, (güçlü Türkiye) olmak için birçok konuda yenilikler getirmiş ve taçlandırmıştır. On beş seneye akıl almaz reformlar sığdırmıştır. 
    Ulusumuz Atatürk’ün önderliğinde bu girişimi ile bir kahramanlık destanını yazmış, yaşamış, tamamlamıştır. Ulusumuzun en büyük bayramıdır. Hepimize kutlu olsun… 

    Cumhuriyet bir yönetim biçimidir. Devlet başkanı ve devletin önemli organları yinelenen seçimlerle göreve getirilir. Halk yönetimini beğenmediği yöneticileri, bir sonraki seçimlerde değiştirme şansına sahiptir. 

    Günümüzde modern insan yönetimi anlayışında, bütün organizasyon ve uygulamalar ile insanın günlük yaşamındaki mutluluğunu esas almaya başlamıştır. Kişilerin üretim gücünü, birikimini ve enerjisini yanına almayan devletler, yönetim biçimleri, kendilerinden beklenen çözümleri gerçekleştiremezler. O sistem gelişemez, varlığını devam ettiremez. Anayasamızda ifade edildiği gibi ‘Türkiye Cumhuriyeti demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devleti’ olduğuna göre, vatandaşlarımızın yaşamı huzur, güven içerisinde, haklarının hiçbir menfaat grubu tarafından baskı altında tutulmadığı özgür ortam içinde süregelmelidir. 

    Demokrasilerde kurallar net,kuralları değiştirme kuralları da açık olduğu için ve insanlar kendi bireysel gelecekleri hakkında üzerinde önceden mutabık kılınmış sınırlar içerisinde,bağımsız karar verebildiği için,toplum ve birey mutlu bir ortamda, gelişerek,toplumun da yaşam standardını yüceltirler. 

    Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk’ün gösterdiği hedef ve ilkeler, Türkiye Cumhuriyet’ini çağdaş dünyada sağlam bir temele oturtmuştur. 

    Atatürk çok okumuş, çok düşünmüş ve geriye önemli veciz sözler bırakmıştır. Ve ‘Adalet mülkün temelidir’ diyerek üç kelimeye derin bir anlam sığdırmıştır. Bu cümleden olarak Konfüçyüs’ün bir sözünü çok önemsediğim için yazıyorum; ‘Adalet devletin hazinesidir. Onu alırsanız geriye bir şey kalmaz.’ Bu o kadar doğrudur ki, adil olmayan hiçbir karar kalıcı olamaz. Bir ülkede en önemli şey adil yönetimdir. 

    ‘Egemenliğin kayıtsız şartsız ulusa ait olduğu’ 23 Nisan 1920 de ilan edilmiştir. 

    29 Ekim 1923 tarihinde ise Türkiye Cumhuriyet yönetimi ilan edilmiştir. 

    Türkiye Cumhuriyeti, tarihimizdeki en büyük, en önemli dönüşümdür. Bizi hiçbir yabancı gücün esiri olmadan bugünlere taşımıştır. 

    Tarihe mal olmuştur. Yabancı ülkelerin boyunduruğu içinde yaşamaya zorlanmış bazı uluslara da örnek olmuştur. Cumhuriyetin ilanı ve yaşatılması başlı başına bir projedir. Tek bir insanın bile eğitilmesi, kültürle donatılması, modern, medeni bir insan olmasını sağlamak ne kadar zordur. Bu bilinen bir gerçektir. Bir toplumun temellerinin, niteliğinin kapsamlı ve iddialı bir şekilde, kökten değiştirilmesi ise fevkalade zor bir süreçtir. Cumhuriyet projemiz, toplumumuzu çok yeni bir aşamaya taşıyan evrensel düzeyde büyük bir projedir. Ham Batı dünyası ve hem de Doğu dünyası için tek uygulama, tek örnektir. 

    Bu değişim sonucunda Türk kadınına toplumda hak ettiği saygın konum, rol ve itibar sağlanmıştır. Önce hukuki, siyasi eşitliğe kavuşturulmuş ve daha sonra bu eşitliğin olanakları ile toplumdaki konumu daha ileri noktalara taşınabilmiştir. 

    Cumhuriyet bizlere açılım, atılım şansı vermiştir. Bunun bilinci asla yitirilmemelidir. Türkiye bir Cumhuriyettir. 
    Bu büyük, yüce eser, binlerce şehidin, gazinin alın teri, kanı ve canı ile hayata geçmiştir. Toplumumuzu ayakta tutan, laik, demokratik anlayış, aile birliği gibi manevi unsurların iç ya da dış düşmanlar tarafından sarsılmasına, sendelemesine, yıkılmasına izin vermemeliyiz. Bunun için de aydın, uyanık, geleceği okuyabilen, gençliğe büyük görev düşmektedir. 

    Unutulmaması gereken bir gerçeğin altını çizmek isterim. 

    ‘Özgür doğabiliriz ama özgür kalabilmek için mücadele vermeliyiz.’ 
    Dileğim, ekonomik anlamda daha güçlü, modern, kimlik sorunlarını çözmeyi başarmış, laik, farklılıklara saygılı, demokratik, birliğin içinde çoklukla renklenmiş, bütünleşmiş bir Türk Cumhuriyetinin sonsuza dek yaşamasıdır.
    Diyorum ki; 
    ‘Yol Ata’mızın yolu, muasır medeniyet seviyesine ulaşmak için işaret ettiği yolda yürürsek, içimizde tutarlı, birbirini seven güçlü bir Türkiye oluruz. 

    Hepimizin Cumhuriyet Bayramı kutlu olsun…