YENİLİKLERDEN HABERDAR OLUN :

  • Twitter
  • Facebook

Ailede Sevgi ve Saygı


  • 07.05.2010

    İnsanlar arasındaki ilişkilerin temel kuralı sevgi ve saygıdır. Her insan çevresinden bu olumlu duygular ile beslenmek ister. Çünkü insan ruhu sevgi ile beslenir. Saygı görmesi ise onun kendine güvenini artırark, motivasyon verir. Bu konuda güzel bir özdeyiş vardır: 'İnsan, kendisine nasıl davranılmasını istiyorsa, başkalarına karşı da öyle davranmalıdır.'

    Başkalarından sevgi ve saygı gösterilmesini bekliyorsak, biz de onlara, beklentimiz doğrultusunda davranmalıyız. Biz henüz çocuk iken ailede sevgi ve saygı görürsek, büyüdükçe bu davranış, düşünce şekli bizde kök salar. 
     
    Aile, toplumun en küçük birimidir ve çekirdeğidir. Aile yapısının sağlam olduğu toplum sağlamdır. Toplumların sağlıklı, barış içinde yaşaması ve varlıklarını sürdürebilmeleri, toplum bireylerinin birbirlerine karşı gösterdikleri sevgi, saygı, hoşgörüye dayanır. 
    Aile birliğinin yararları şöyledir; 

    1. Kişi yalnızlıktan kurtulur. Eşi ile küçük çapta bir birlik kurar ve doğacak çocuklarla birlik halkası genişler. 
    2. Aileye bağlılık; insana, insanlığa, topluma, ulusa bağlılığı hem öğretir hem kolaylaştırır. 
    3. Çocukların yetiştirilmesinde, eğitilmesinde en elverişli ve güvenli ortamdır. 
    4. Ahlaki bir kurumdur. İnsanı eğitir. 
    5. Sencil duyguların gelişmesine vesile olur. 
    6. Yaşam karşısında güç veren bir manevi kaledir. 

    Aileye güç veren, zor günlerde ayakta durmasını sağlayan öncelikli unsur birbirine destek olan aile üyelerinin arasındaki sevgi ve saygıdır. Saygısız sevgi işe yaramaz, sevgisiz saygı da eksikliktir ve kişiler arası ideal ilişkiye engeldir. Sevgi ve saygının bir arada bulunduğu ailelerde toplumlar uzun ömürlüdür, hiçbir güç onları yıkamaz. 

    Aile üyeleri, birbirinin huzur ve mutluluğunu bozacak davranışlardan uzak durur. Sevinçli ve üzüntülü günleri birlikte paylaşırlar. Problemlerini çözmek için ailenin bütünlüğünün bozulmaması doğrultusunda işbirliği yaparlar. Kişisel sorunlarda birbirlerine yardım ederler, güç verirler. Anne ve babaya sevgi ve saygı duymak dinimizde övülmüş, önerilmiştir. 

    Peygamberimiz 'Cennet annelerin ayakları altındadır,' diyerek, anne sevgisinin önemini vurgulamıştır. Çocuklar, anne ve babanın haklarını ödeyemezler. Ailede büyükler de küçüklere karşı daima sevgi ve hoşgörü besler. Önemsiz hatalarını görmezlikten gelir ve kusurlarını tatlı dille izah ederler. Küçüklerin arzu ve isteklerine önem verirler. Söz verdikleri zaman sözlerinde dururlar. Sorunlarını çözerler. Bu güzel davranışların temeli sevgi, saygı ve hoşgörüdür. Ailesinde sevgi ve saygıyı yaşamayan insanlar, toplumda sevgi ve saygıdan söz edemezler. 

    Türk Milleti, ırk, renk ve inanç ayrımı gözetmeden bütün insanlara sevgi ve hoşgörü ile bakar. Bunu anne ve babalarımızdan öğreniriz ve yaşam boyu ilkemiz olur. Topluma yansıtırız ve böylece bizi kimse şimdiye dek bölememiştir. Türklerin hakim olduğu topraklar yüzyıllar boyunca baskı ve zulümle değil, sevgi ve adaletle yönetilmiştir. Kimsenin diline ve dinine karışılmamıştır. Milliyeti ve inancı farklı olan birçok toplum, Türk hakimiyetinde yaşamayı tercih etmiştir. Bu konuda en güzel ilkeyi 'Yurtta Sulh Cihanda Sulh' diye söyleyen Atatürk koymuştur. Bizler böyle bir milletin torunlarıyız. Hiçbir ayrım yapmadan bütün insanlara sevgi ve saygı duyarız. 

    'Yaratılanı severiz, Yaratan'dan ötürü' diyen Yunus Emre'nin torunları olarak, küresel düzeyde savaşların, düşmanlıkların bitmesini, sevgi ve dostluğun hakim olmasını arzu ederiz.