Makaleler


  • Geleceğin İnsan Modeli

    01/10/2017

    Beş yıl kadar önce, 2012 yılının ekim ayında kaleme aldığım "Gelecek Nasıl Gelecek" başlıklı yazımda, "Nerede iseniz orada okuyun. Okumak dünyayı öğrenmenin temelidir. Kitap, internet, Ipod, hangi kanaldan olursa olsun, lütfen okuyun. Dünyada bilenler, bilmeyenleri sömürüyor, eziyor ve tüketiyor," görüşlerime yer vermiş ve devamında, "Nedir dünyanın geleceği?" sorusuna yanıt aramaya başlamıştım.

    "Dünya çok ciddi bir tarihi dönemin hemen öncesini, gerçek ve köklü bir iklimsel değişimi yaşıyor. Susuzluk, kuraklık, doğal afetler hemen yanıbaşımızda. Dünyanın "Doğal bütçesi" iflasın eşiğinde. 2003 yılında, ABD, İsveç ve Belçika tarafından kurulan ve kar amacı gütmeyen 'wwf-  Küresel Gıda Ayak İzi' her yıl, 'İnsanlığın doğal kaynaklara ve ekolojik hizmetlere talebi nedir ve bunlar doğada yeniden ne ölçüde üretiliyor?' başlığıyla bir blanço yayınlıyor.

    Bu kuruluş 2017 yılının 22 Ağustos'unu 'Dünya Hedef Aşma Günü' ilan etti. İşte bu tarih, doğanın insanlığa sunduğu doğal kaynaklar bütçesinin tükendiği tarihtir. İkinci büyük açık, enerji bunalımı!. Petrol ve doğal gaz kaynakları tükeniyor. Türkiye'nin ve dünyanın yakın geleceğinin gerçekleri bu kadar net ve ürkütücü.

    Bilmeliyiz ki, yalnızca bilimsel çalışmaları üst düzeye taşımak, üretmek, doğru tüketmek, aklı egemen kılan köktenci planlamalar ve politikalar geleceğimizi yönlendirecektir," yaklaşımlarında bulunmuştum.

    Bugün için dünyanın en zeki adamı kabul edilen, Amerikalı teorik fizikçi Dr. Michio Kaku, bir "Fitürist" olarak, bakın neleri öngörüyor:

    *Önümüzdeki yüz yıla biyoteknik-nanoteknoloji-yapay zeka damgasını vuracak.

    *2020'li yıllar ve sonrasında çipler her yerde olacak. Bilgisayar ve internet görünmez olacak. Nasıl bugün elektriği sorgulamıyorsak, bigisayarları da farketmeyeceğiz. Görünmeyecekler.

    *Sürücüsüz otomobiller sayesinde trafik kazası kavramı lügattan sinilecek.

    *Karşılaştığımız insanların kim olduğunu söyleyen, anında çeviri yapan gözlüklerimiz olacak.

    *oturma odası duvarları dijital ekranlarla kaplanacak. Bir yerimiz ağrıdığında, ekrnın önüne geçip "Robot doktor"a muayene olacağız.

    Fitüristler, gelecek konusunda ön çalışmalar yapan, bilimsel gözlemlerle tahminlerde bulunan bilim adamlarıdır. Daha iyi, sürdürülebilir bir gelecek oluşturmak için, olumlu gelecek tasarımı ve bunlar uygulamak adına ciddi çalışmalar yaparlar. Dünyanın dev kuruluşları, siyaset merkezleri, "STK"ları bu tespitlere büyük önem veriyorlar. Uzun vadeli planlamalar yaparken, fitüristlerin öngörülerini göz önünde bulunduruyorlar.

    Bir başka önemli fitürist Thomas Ferry'nin, 2030 yılına kadar dünyada gerçekleşmesi beklenen değişimlerin bilimsel tahminlerine göz atalım şimdi de:

    *Dünya merkezine gönderilecek bir sonda sayesinde, depremler önceden bilinecek. Ülkemiz adına büyük bir umut ve heyecan verici, olumlu bir tahmin!.

    *Doktora gitmemiz gerektiren durumların yüzde 80'i  yapay zeka kullanan makineler tarafından çözülecek.

    *Restaurantların yüzde 90'ı yemekleri üç boyutlu yazıcı kullanarak yapacaklar.

    *Bir Çin şirketi uzayda otel kuracak ve düzenli uçuşlar yapılacak.

    *İki milyar iş yok olacak. İnsanlar yeni iş alanlarına yönelecek.

    *Su ihtiyacının tamamını atmoferden karşılayan bir şehir inşa edilecek.

    *Bilim insanları, insanların birbirleriyle ve diğer türlerle konuşmasını sağlayacak farklı bir iletişim sistemi kuracak.

    *Yapay zekaya sahip robot polisler de görev yapacak.

    *Dünya çapında yapılacak oylamalarla, bütün ülkelerin vatandaşları global liderlerini seçecek.

    *Demokrasi her devlet yapısının bir alt biçimi olacak.

    Bu bilimsel çalışmaların sonuçlarından oluşun tahmini gelecek karşısında, değişmemek mümkün değil. değişime direnmek de en azından bir cehalet göstergesi.

    Günümüz koşulları içerisinde, çok para kazanmayı, değişik yemekler yemeyi, çok iyi giyinmeyi çözdük, bunları yapabilir konuma geldik. Mutlu muyuz?!. Hayır!. Toplumların büyük bölümü uyuşturucular ve deprasyon ilaçlarıyla son derece haşır neşir. Bunalım, her geçen gün artıyor.

    Gelecek üç anahtar kelimede gizlenmiş; değişim - evrim - dönüşüm...Bundan etkilenmemek mümkün değil. Gelecek, hiç durmayan, yorulmayan ve durulmayan bir süreç. gelecek, insanlıktan sorumlu olduğunu bilenleri, dünyanın örgütlenmesinde yer almak isteyenleri, en iyiyi keşfetmek isteyenleri, aklını ve gönlünü devamlı tazeleyenleri kucaklayacaktır. Bağrına basacaktır.

    O halde, diyebilirim ki, "Gelecek cesurları sever!."