YENİLİKLERDEN HABERDAR OLUN :

  • Twitter
  • Facebook

Makaleler


  • Dünya Ekonomisi Yeniden Şekilleniyor

    01/09/2014

    Ünlü düşünür Heraklietos, “Aynı sularda iki kere yıkanamazsınız,” derken, 20. Yüzyılda başlayan ve halen süren başdöndürücü devinimi bu derinlikte ön görmüşmüydü bilinemez?..

    2000’li yıllarla beraber, bugüne dek yaşanmamış bir hızla ilerliyoruz. Sosyal yaşam, iş dünyası her an yeni değerler, sistemler, buluşlar, düşünce ve yaklaşımlarla yenileniyor. Teknoloji ve bilim hiç alışılmamış bir hızla ilerlerken ekonomi yeniden şekilleniyor.

    Genç şirketler hızla çoğalırken, kimi dev şirketler ya da ticari yapılanmalar aynı hızla yok oluyor. İş sahipleri, yöneticiler; İSİM-MEKAN-KÜLTÜR değişiminden geçiyor. Önümüzdeki yıllarda dünya ticareti köklü değişimler yaşayacaktır. Şu an içinde bulunduğumuz “DİJİTAL ÇAĞ - SANAL ALEM- TEKNOLOJİ DÜNYASI”na uyum sağlamayan, bu değişimi “Damarlarında hissetmeyen” ve “Beyninin tüm kıvrımları ile” kavrayamayan yok olmaya mahkumdur.

    1900’lü yılların başlamasıyla birlikte şirketler yüksek performansla çalışan sistemlere dönüştü. “A”dan “Z”ye her çalışandan yüksek performans istendi. “Yüksek performans-Bol prim” vaadleri ile,

    şirketlerin uzun vadeli yararı gözardı edildi. İş etiği kağıt üstü değerler olarak kaldı.

    Dijital çağın ayak sesleri böyle bir ortamda duyuldu. İş dünyası yeni kavramlarla tanıştı; Dijital kabiliyetler... Güçlü networkler... İnnovasyon... İnteraktif diyalog... Bilgi... Veri... Kültür... Bu yeni ekonomik düzen, eski düzeni yavaş yavaş kuşatıp yok etmektedir. Artık teknoloji ve AR-GE uluslararası rekabeti yönlendiren unsurlardır. Geçmişin sanayi toplumu yerini “Bilgi Toplumu”na terketmiştir. Bilgi günümüz için ve yarınlarda temel üretim faktörüdür. Hem kendini hızla yenilemekte hem de teknik yenilemeyi ve ekonomik büyümeyi yönetmekte ve hızlandırmaktadır.

    Ekonomik, siyasal, sosyal ve kültürel alanlarda kimi ortak değerlerin ulusal sınırları aşarak “Küreselleşme” diye adlandırdığımız akımın sihirli anahtarı bilgidir. Yeni ekonomide yatırımcı maddi imkanlarının yanısıra, güçlü elektrik şebekesi, bilgi teknolojisi, bu teknolojiyi doğru zamanlama ile kullanan personeli hatta enerji üretimi ya da sağlam enerji kaynağına sahiptir, sahip olmak zorundadır.

    Yeni ekonomi, özetle bilgi ekonomisi, dijital ortam ekonomisi, küçük birimlerde de yaşayan ekonomi, network-ağ ekonomisi, küresel ekonomi ve aracıların büyük oranda sıfırlandığı ekonomidir.

    Global ekonomide şu an görülen en büyük ve ilk sorun “Bol Para Dönemi”nin bitmesidir. Finansal akımlar yavaşlamaktadır. Bu ise dünya ekonomisini yeniden şekillendirecek bir etkendir. Yıllar önce eğitim için Londra’ya gittiğimde, ilk öğrendiğim, “Cash is the King – Nakit para kraldır” olmuştu. Bu kural hiç değişmedi ve sanırım hiç değişmeyecektir.

    Bugüne kadar uluslararası para sisteminde geçerli olan sorunlar; likidite, denkleştirme ve güven ortamıdır. Yalnız bundan sonrası gelişmeler, yeni uluslarası anlaşmalar sonucu bu maddelere hangi sorunların ekleneceğini bilmek imkansız görünüyor.

    Diğer bir konu, değişik uluslararası kuruluş, ortaklık ve paktların global ekonomi dünyasında egemenlik kurma adına güç haline gelme çabalarıdır. Bir yanda ABD, Japonya, Kanada, Avustralya, Singapur ve Şili’nin başı çektiği Pasifik Bölgesi Stratejik Ekonomi Ortaklığı(TPP), diğer yanda “Yükselen Piyasalar” olarak adlandırılan ve Rusya, Brezilya, Çin, Hindistan ve Güney Afrika’yı içinde barındıran BRICS gibi oluşumların dünyanın gelecek ekonomik yapısında belli bir ağırlıkları olacaktır.

    Tüm ekonomik grupların şekillenmesinde ABD, Çin ve AB ülkeleri önemli rol oynamaktadırlar. Öte yanda, Çin ve Hindistan tek başlarına ve birlikte düşünüldüklerinde, insan sayısı ile dev bir sorunlar yumağıdır.

    Üçüncü konu enerji alanındadır. Kaya Gazı üretimi, enerjide yepyeni sıçramalara neden olabilecek, enerji dengelerini sarsabilecektir. ABD kaya gazını çok ucuza mal etmeye başlamıştır ve AB’ye ve Çin’e karşı büyük avantaj elde edecektir.

    Göz ardı edilmemesi gereken bir başka husus, ülkelerin elindeki en güçlü silah tarım ve gıda ürünleri olacaktır. 2030’lu yıllar kuraklık tehlikesinin kapımızı çalacağı dönem olarak belirleniyor. Bu tehlike de dünya ekonomisini alt üst edebilir.

    Şirketlerin değişen ticari koşullarda başarılı olabilmeleri için küresel işbirliği ağlarında yer almaları hatta bu konuda lider düzeyinde, bilgi, eğitim ve tecrübe sahibi olmaları gerekir. Şirketleri ileriye taşıyacak kuşaklar yalnızca maddi karşılık, ünvan beklememelidirler. Söz sahibi olmak ve kuruma atılım yaptıracak zihinsel yapıyla donanmaları gerekecektir. Radikal değişimler yapabilecek liderleri olan şirketler yeni yapıya kolayca uyum sağlayabilecekler.

    Değişimi, dönüşümü, gelişimi, yeni trendleri iyi okuyan şirketler ayakta kalabilecekler, doğal kaynakların varlığına saygı duyan, gözeten, iş modellerini bu tabloda okuyan şirketler hem kendi geleceklerine hem de dünyanın geleceğine olumlu katkıda bulunabileceklerdir.

    Her an tüm yeni bilgiler elimizin altında olmasına rağmen, belirsizliklerin kesinliklerden daha fazla ve etkin olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Yalnız ticaret dünyası ne denli değişirse değişsin, tek ve basit kural şudur;

    Cebindeki ya da kasandaki nakit ya da şirket gerçek bilançosundaki nakit/maddi varlıklarına göre “Ayağını uzatan” asla devrilmez, ezilmez, bükülmez... Ve asla unutmayalım, CASH IS THE KING...