Makaleler


  • 4.Sanayi Devrimi’ni Yaşıyoruz

    01/08/2016

    Dünya tarihinin ilk “Sanayi Devrimi”, su ve buhar gücü ile üretim mekanizması üzerine kurulmuştu. Elektrik enerjisinin gündeme gelmesi ile “2. Sanayi Devrimi” gerçekleşti. “Dijital Devrim” olarak da tanımlanan 3.Sanayi Devrimi de beraberinde elektronik araç-gereçleri getirdi, bilgisayar ve otomatikleşmeyi içerdi.

    Özellikle üçüncü aşamadan sonra teknoloji, iletişim, düşüncelerimiz, duygularımız  ve yaşamımız... Her şey ama her şey hızlandı ve gelişim kesinlikle durmadı. 
     
    Şimdi  “Endüstri 4.0” olarak tanımlanan 4.Sanayi Devrimi’ni yaşıyoruz. İlk adımları atıldı bile... Genel anlamda “Endüstri 4.0” halen uygulanan üretim anlayışının, teknolojik gelişmelerle birlikte yeniden şekillenmesidir. Dolaylı amacı da insan gücünü fiziksel düzeyden beyinsel düzeye sıçratmaktır.
     
    Geleneksel anlamda sermaye gücünün etkisi azalarak; her şey, akıllı üretim sistemleri, dijitalleşme ve teknoloji üzerine kurulmaktadır. Bugüne dek tanımlanan sermaye eski gücünde olmayacaktır. Örneğin, Instagram ve WhatsApp uygulamaları için asla büyük sermayeye gerek yok. Dünyada şimdilerde tartışılmaya hatta gerçekleşmeye başlanan bu kavram ve gelişme, yakın gelecekte “Global Ekonomik Yaşam”ı şekillendirecektir.
     
    Bu son sanayi akımına Almanya öncülük ediyor. Önümüzdeki on, on beş yıl içinde Almanya’da endüstrideki verimlilik artışı 150 Milyar Euro’ya ulaşan bir avantaj sağlayacaktır. ABD ve Avrupa ülkeleri de bu yarışta yerlerini almışlardır. “Endüstri 4.0” ile fiziksel donanımlar, parçalar, araç-gereç ve makineler internet üzerinden birbirleri ile iletişim halinde olacaklar.
     
    Endüstri 4.0 da “BIG DATA” denilen büyük verinin yeri, işlevi çok önemlidir. Nedir BIG DATA?..
     
    İnternetin yaygınlaşması, teknolojinin gelişmesi, sanal ortam ve medyanın büyümesi sonucu saklanması gereken veriler hızla çoğalmaktadır. Bugün için bilgiler anlamlı ve özel bir nitelik kazanacak şekilde toplanmaya başlanmıştır. Bilgiye erişim hızı da bir hayli artmış ve bilgi hem niceliksel hem niteliksel yeni bir değer kazanmıştır. 
     
    BIG DATA;
    Toplumsal medya paylaşımları, ağ günlükleri, bloglar, videolar, log dosyaları gibi değişik kaynaklardan toparlanan tüm verilerin, anlamlı ve işlenebilir düzeye dönüştürülmüş biçimidir. “Big Data -  Büyük Veri” günümüzde bir yol açmıştır. Eskiden “bilgi çöpü” diye adlandırılan birikimden kullanılabilir, çok önemli ve yararlı bir hazine çıkmasına neden olmuştur.
     
    Big Data, şirketlerin stratejik kararlarını doğru bir biçimde almalarına ve değerlendirmelerine, risklerini daha iyi yönetmelerine imkan sağlıyor. Tüketici eğilimlerini dinamik şekilde öngörmek mümkün oluyor. Big Data bir kullanıcının internette yaptığı her hareketi içinde barındırıyor. 
     
    Gün içerisinde bir kullanıcının girdiği her siteyi, sitede “Tık”ladığı her noktayı ve bunu saniyede milyonlarca kişinin yaptığını düşünün!.. İşte “Big Data”nın işinin zorluğu ve büyük başarısı... “Büyük Veri”yi analiz edebilmek, bunların sonuçlarına göre aksiyon almak şirketlerin gelecekteki başarı anahtarı.
     
    İçinde bulunduğumuz “Big Data – Büyük Veri” döneminde yatırımcılar, teknoloji girişimcileri, medya devleri bu konu üzerinde odaklaşarak yeni fırsatlar yakalıyor. Önümüzdeki beş yıl içerisinde bu pazarın 50 milyar Dolar’ı aşması bekleniyor. Yıllık veri hacminin büyümesi – global düzeyde – şimdilik %59... Bu oran daha üst seviyelere çıkacaktır. Her yıl yayımlanan uluslararası “Data Never Sleeps – Data Asla Uyumaz” raporuna göre 2014 yılında dakikada 277.000 tweet atılmış ve instagrama da 216.000 fotoğraf yüklenmiş. GOOGLE üzerinden günlük arama sayısı da 5 milyar...
     
    Tıp dünyasında, ekonomide, astronomide, uzay çalışmalarında, tüm bilimsel araştırmalarda hatta günlük ticarette aktif rol alanların en büyük yardımcısı, işlerini hızlandırıcı etken artık Big Data’dır. Özellikle müşteri ilişkileri yönetiminin asıl ilgilendiği nokta olan “Doğru ürün ya da hizmeti, doğru müşteriye, doğru fiyatla, doğru kanalda, doğru yerde ve zamanda sunmaktır” uygulaması bu yeni akımla çok kolaylaşacaktır. Çok yakın gelecekte tüm markalar, kurumlar, şirketler, şirket grupları, e-ticaret firmaları Big Data’yı yoğun biçimde kullanacaklar.
     
    “Big Data – Büyük Veri”yi kullanan Endüstri 4.0’ın sunacağı yenilikler;
    -Makineler, donanımlar, sensörlerin insandan bağımsız ve insana internet ile bağlanma, iş birliği yapma olanağı sağlanacak.
    -Bilgi sistemleri fiziki dünyanın gerçek kopyasını oluşturacak ve dijital tesis modelleri, sensör bilgileri zenginleşerek şeffaflaşacak.
    -Acil sorunları çok kısa süreçte çözme gücüne ulaşılacak.
    -Siber sistemlerin kendi başlarına karar alma kabiliyeti sonucu insansız üretim sistemleri oluşacak ve insan kontrolü sadece istisnai durumlarda devreye girecek.
    -İyileştirilmiş imalat kalitesi, müşteri tercihlerine daha fazla bağlı, seri üretim, inovasyon süreçlerinin hızlanması, daha az kaynak kullanımı hedeflenecek.
    -Müşterilere yönelik tamamen kişiselleştirilmiş ürün üretme ucuzlayacak.
     
    Böylece, işçi gücünden teknoloji kontrolüne geçen sistemler ile makine işlevi artacak. Sanayi farklı, daha güçlü bir değer, hız ve kalite kazanacağından, piyasalarda bu entegrasyonu sağlayanlar büyük avantaj yakalayacak. Lojistik hizmetler tam zamanında ve daha verimli çalışabilecek. Makine arızaları önlenebilecek ya da anında giderilmesi mümkün olacak.  Zaman kaybı olmayacak. Herhangi bir global sanayi-üretim sistemine dünyanın herhangi bir noktasından- o üretim sistemi yetkilisi müdahale edebilecek. İletişimde zaman kaybı sıfırlanacak. Ancak bütün bu gelişmeler sonucu öngörülen en büyük olumsuz etki, işgücü gereksiniminin azalması. Bunun sonucunda da işsizlik başlayabilecek.
     
    “Endüstri 4.0”ı kaçırmamak için önümüzdeki yıllar hatta aylar çok önemli. Eğitim açısından geleceğe hazırlanmak adına, önümüzde şimdiden büyük bir sıçrama şansı var. İlkokuldan başlayarak bilgisayar programlama dersi müfredata dahil edilmeli. Çünkü ekonomi; bilgi ve iletişim teknolojileri ile birlikte internetin varlığı ve dinamizmi ile yeni bir boyuta giriyor. Geleceğin ortak dili bundan böyle yalnızca İngilizce değil, “Kod” yazmak ve “Bilgisayar programı” yazmaktır. Artık temelden eğitim tasarımı, üretimi, bilgisayar programlarını yazabilmeyi içermek zorunda.
     
    Einstein diyor ki:
    -Eğitim, bilgi vermek ve yalnızca gerçeklerin öğretilmesi değildir. Eğitim düşünmek için aklın eğitilmesidir!..